Kumlama /

Çelik oksijen ile temas ettiğinde, zaman içerisinde oksitlenir. Yağmur suyu ve deniz suyu ile bazı asitler, bu oksitlenmeyi daha da hızlandırır. Biz buna basitçe paslanma diyoruz. Ancak paslanma aslında basite alınacak bir konu değildir. Pas, çeliğin direncini kırarak, çürümesine sebep olur. Demir ve çelikten yapılan her nesne çürüdüğünde bir süre sonra kullanılamaz hale gelir ve sonu hurdalıktır. Elimizdeki malzemeyi yıllarca efektif olarak kullanabilmek için, malzemenin oksijenle temasını engellemeliyiz. Bunun için bazı yollar vardır.

 

1. Malzeme krom ya da galvaniz ile kaplanmalıdır. Çok pahalı bir yöntem olup, sadece küçük parçalarda yapılabilir. Bir gemiyi ya da çelikten yapılmış bir köprüyü krom ile kaplayabilirmisiniz?

2. Malzeme boyanmalıdır. Bugün Dünyada uygulanan en basit yöntem olup, aynı zamanda fiyatı makuldür.

 

NASIL BOYANMALIDIR?

Çelikten yapılmış bir nesne (ki bu bir gemi, çelik konstrüksiyondan yapılmış bir bina iskeleti, konteyner, saçtan yapılmış bir depo ya da silo, yakıt veya su tankı, hatta çöp konteynerleri, iş makinaları, yani kısaca, demir- çelikten yapılmış her şey olabilir. Boyanmadan önce yapılması gereken en önemli uygulama, boyanacak yüzeyin uygun şekilde her türlü yağ, pas ve boya artıklarından temizlenmesidir.

 

UYGUN YÜZEY TEMİZLİĞİ NASIL YAPILIR?

Çelikten yapılmış bir nesneye uygulanacak en ideal yüzey temizleme yöntemi kumlama yapmaktır. Küçük parçalarda zımpara ya da tel fırça yapmakta sonuç verir ama kumlama ile karşılaştırıldığında, bu iki yöntem teknik olarak son derece yetersiz kalır.

 

KUMLAMA NEDİR NASIL YAPILIR?

Kumlama; en basit anlatımı ile, kum adı verilen, kuma benzeyen, ama aslında bildiğimiz kumdan farklı, bu iş için özel olarak imal edilmiş, silis, bazalt, grid adında çeşitleri olan ve kullanım yerleri farklı özel maddeler ile yapılır. Silis : Oldukça ince çeşitleri olan silis kumu genellikle ince saçlarda, hafif şiddette kumlama yapılacağı zaman kullanılır. Bazalt : Tozuması az denilebilecek bu kum genellikle kapalı ortamlarda kumun geri dönüşümlü olarak

kullanılabileceği yerlerde kullanılır. Grid : Tozuması en az ve kumlama gücü en iyi olan kum çeşididir. Aslında kum değil, demir cürüfüdür.

 

KUMLAMA İŞLEMİNİN UYGULANIŞI

Kumlama yukarıda anlatılan kumun, yüksek basınçlı hava ile metal yüzeylere çarptırılmasıdır. Bu çarpma esnasında, kum metal yüzeyi mikron seviyesinde aşındırırken, aynı zamanda yüzeydeki her türlü istenmeyen maddeyi de, kazır, temizler.

 

KUMLAMANIN ÇEŞİTLERİ

Kumlama işlemi genel olarak ikiye ayrılır.

1. Otomatik kumlama

2. Manuel (seyyar) kumlama.

 

1. OTOMATİK KUMLAMA

Genelde henüz üzerinde kesme veya kaynak işleri yapılmamış çelik konstrüksiyon elemanlarının ya da belli ölçülerdeki kesme ve kaynak işlemleri yapılmış çelik malzemenin kumlanması, otomatik makinalarda yapılır. Bu sistemin avantajı, makinaya girebilecek büyüklükteki malzemenin hızla ve ekonomik olarak kumlanabilmesidir. Dezavantajı ise, büyük malzemelerin  kumlanamamasıdır. Örneğin    bir iş makinasını,     bir yakıt   tankını, bir

konteyneri, bir çelik köprüyü ya da, yerinde kumlama yapılması gereken diğer büyük malzemeleri, kumlama makinasında kumlayamazsınız.

 

2. MANUEL (SEYYAR) KUMLAMA

Seyyar kumlama, yüksek tazyikli hava üreten bir kompresör, kumlama makinası, hortumlar vb. donanım ile her yerde yapılabilir ve her cins malzemeye (ve genellikle büyük malzemelere) uygulanabilir. Ancak bu metodunda dezavantajı toz çıkmasıdır. Aslında toz çıkarmadan, yani tozsuz kumlama yapmakta mümkündür. Toz olmadan kumlama yapmak için, sulu (ıslak) kumlama yapılır. Bu sistemde kumlama yapılırken, özel bir yöntem ile, kumlanan malzemenin üzerine ıslak kum püskürtüldüğünden, toz çıkmaz. Sulu (ıslak) kumlama daha çok marinalarda, çekek yerlerinde, fiber ya da ahşap teknelere yapılır. Burada amaç toz ile çevreyi rahatsız etmeden, tekneye kumlama yapmaktır. Ayrıca sulu kumlama, şehir içinde, inşaat ya da binalarda, kumlama metodu ile sıva kaldırma-kazıma, duvar temizleme (boya kazıma-kaldırma), mermer veya benzeri doğal taş yüzeylerde, kumlama ile eskitme yapılacağı zamanlarda tercih edilir. Aslında çelik yüzeylerde de, sulu kumlama yapmak mümkündür ama, kumlamanın hemen sonrasında yüzeye uygulanması gereken özel boya oldukça maliyet getirdiğinden, çelik yüzeylerde, sulu kumlama tercih edilmez.

 

KUMLAMANIN DERECELENDİRİLMESİ

Kumlama işlemi çeliğin yüzeyinde istenmeyen oluşumların ne derecede temizlendiğine ve yüzeyin hangi ölçüde aşındırıldığına göre derecelendirilir. Bu konuda Dünyada bazı standart derecelendirmeler vardır. Türkiye’de İsveç standardı olan “Swedish Standards For Ground Vibrations And Airblast” SA 1, SA 2, SA 2,5 ve SA 3 dereceleri kullanılır. Bu derecelendirme ölçüleri TSE kurumunca 08.04.1999 tarihinde TS EN ISO 8501-1 olarak aynen kabul edilmiştir.

 

SA 1 : Son derece yüzeysel bir temizlik derecesidir. Paslanmış yüzeylerde son derece yüzeysel bir temizlik biçimi olup, piyasada “süpürme” olarak adlandırılır. SA 2 : Çeliğin oldukça temizlenmiş, yüzeyin bir hayli pürüzlendirildiği, bir kumlama derecesidir. Amerikan SSCP ölçülendirme skalasında “commercial” (ticari); British BS 4232 ölçülendirme skalasında “3st quality 80% whole surface” olarak sınıflandırılır.

 

SA 2,5 : Çelik yüzeyin gayet iyi pürüzlendirildiği, istenmeyen oluşumların tamamına yakın bölümünün temizlendiği ve çeliğin kendine has gri renginin kolaylıkla görüldüğü, piyasada en çok tercih edilen kumlama derecesidir. Amerikan SSCP ölçülendirme skalasında “Near White”; British BS 4232 ölçülendirme skalasında “2nd quality 95% whole surface” olarak sınıflandırılır.

 

SA 3 : Çelik yüzeyin çok iyi pürüzlendirildiği, istenmeyen oluşumların tamamen temizlendiği, çeliğin kendine has gri renginin tamamen ortaya çıktığı bir kumlama derecesi olup, piyasada tercih edilmeyen bir kumlama derecesidir. Çünkü uygulama zamanı ve maliyeti oldukça yüksektir. Amerikan SSCP ölçülendirme skalasında “White Metal”; British BS 4232 ölçülendirme skalasında “1st quality 100% whole surface” olarak sınıflandırılır.

 

Kumlama işlemi kuru havalarda mümkün olan en kısa zamanda yapılıp bitirilmeli ve boya işlemine geçilmelidir. Çünkü üzerindeki pas ve istenmeyen oluşumlar temizlendikten sonra çelik, paslanmaya karşı daha da savunmasız haldedir. Eğer hava da rutubetli ise kumlanmış çelik derhal kararmaya ve paslanmaya başlar.

 

BOYAMA İŞLEMİ 

Çelik kumlandıktan sonra, önce astar boyası (antipas) atılmalı, daha sonra asıl boya yapılmalıdır. Bu konuda çeliğin kullanıldığı alan çok önemlidir. Örneğin bir gemiye atılacak boya ile, bir konteynere atılacak boya birbirinden farklıdır. Ayrıca uygulanacak boyanın ne kadar kalınlıkta olacağı da, yine çeliğin maruz kalacağı şartlar göz önüne alınarak kararlaştırılmalıdır. Bu konu o kadar hassas ve önemlidir ki, örneğin bir geminin hangi denizlerde daha çok seyir yapacağı, (tuzluluk ve sıcaklık oranı değişeceği için) hangi süratlerde devamlı seyir yapacağı (deniz suyunun sürtünme oranı değişeceği için), gibi faktörler göz önüne alınmalıdır. Boyama işleminin ne tür bir aletle yapılacağı da son derece önemli olup, en uygun metot, airless boya makinalarının kullanılmasıdır. Çünkü airless boya makinaları, boyayı hava ile karıştırmadan, yüksek basınçla çelik yüzeye yapıştırır. Eğer eskiden olduğu gibi, havalı boya tabancaları kullanılırsa, boyanın zerrecikleri arasında mikron seviyesinde hava kabarcıkları kalır ve boyanma işleminin kalitesi düşer. Son olarak şunu söyleyebiliriz. Çelik kullanım alanı çok geniş bir materyal olup, zamana ve diğer etkenlere karşı en dayanıklı maddelerden biridir. Ama eğer kumlanıp, uygun şekilde yüzey temizliği ve hazırlığı yapılıp, boyanırsa.